Ders Notları

Gelişmişlik Seviyelerine Göre Ülke Analizleri

Gelişmişlik Seviyelerine Göre Ülke Analizleri

Gelişmiş Bir Ülke Almanya

Konumu ve Doğal Özellikleri

Avrupa’nın ve Dünya’nın en önemli ülkelerinden biri olan ülke; Baltık ve Kuzey denizleri kıyısında yer alır. Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Fransa, İsviçre, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Danimarka ile komşudur.

Ülke; Kuzey Almanya Ovaları, Orta Almanya yüksek alanları ve Almanya Alpleri olmak üzere üç bölgeye ayrılır. İklimi okyanusal ve karasal iklim tipleri arasında geçiş karakteri göstermektedir. Topraklarının üçte biri ağaçlandırma çalışmalarıyla kazanılmış ormanlarla kaplıdır. Ren, Elbe ve Weser önemli akarsularıdır.

Tarihçe, Beşeri ve Ekonomik Özellikler

1871 yılında siyasi birliğini tamamlayarak büyük bir imparatorluk haline gelen ülke, I. ve II. Dünya Savaşlarını kaybedince doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. 1990 yılında ise tekrar birleşti. Birim alandan yüksek verimin elde edildiği ülkede buğday, arpa, çavdar, yulaf, patates, şeker pancarı ile çeşitli sebzeler üretilir. Hayvancılık, domuz yetiştiriciliği ve balıkçılık önemli ekonomik faaliyetlerdir. Dünyada en çok taş kömürü çıkartan ülkeler arasında yer alır. Saar, Aachen ve Ruhr kömür havzalarıdır. Almanya sanayi gelişmişliğinde dünyada ABD ve Japonya’dan sonra gelir. Çok gelişmiş bir ulaşım ağına, ticaret hacmine ve turizmine sahiptir. Almanya ile olan ilişkilerimiz her bakımdan son derece gelişmiş olup ithalatımızın %15’i, ihracatımızın yaklaşık %20’sini bu ülkeyle yaparız. En çok Türk işçisinin çalıştığı ülkedir.

Gelişmemiş Bir Ülke Nijerya

Konumu ve Doğal Özellikleri

Gine Körfezi’nin kuzeydoğusunda Atlas Okyanusu kıyısında yer alan ülke Benin, Nijer, Çad ve Kamerun ile komşudur. Ülkenin yüzey şekilleri oldukça sadedir. Orta ve kuzeyi plato olup güneyi ve kıyıları ovalıktır. Sıcak ve nemli tropikal iklimin görüldüğü Nijerya’da Kuzeye gidildikçe Savan ve Kurak iklimler yaşanır. Topraklarının üçte biri yağmur ormanları ile kaplı iken savanlar ve galeri ormanları geniş alanlarda görülür.

Tarihçe, Beşeri ve Ekonomik Özellikler

200’den fazla etnik grubun bir araya gelerek oluşturduğu ülke zengin bir kültüre sahiptir. Uzun yıllar İngiliz sömürgesi olarak kaldıktan sonra 1960 yılında bağımsızlığını ilan etti.

Tarım, ülke topraklarının üçte birinde yapılır. Yer fıstığı kakao, kauçuk, çeltik, soya fasulyesi, pamuk, yağ palmiyesi, akdarı, süpürge otu ve mısır başlıca ürünleridir. Savanlarda koyun ve sığır yetiştiriciliği yaygındır.

Nijerya yer altı kaynakları açısından oldukça zengin bir ülkedir. Petrol, doğalgaz ve niyobit üretimlerinde dünyada söz sahibi iken kalay, volfram, maden kömürü, altın ve demir çıkartılan diğer önemli madenlerdir. Nijerya’da sanayi gelişmektedir. Ülkenin ihracatında ham petrol, petrol ürünleri, çeşitli madenler ve kereste önem taşır. Ayrıca ülkede kuzey-güney yönlü ulaşım çok gelişmiştir.

Doğal Kaynakların Verimliliği

Doğal Kaynakların Uluslararası İlişkilere Etkileri

Maden, petrol, su, orman, tarım gibi doğal kaynaklar, tarih boyunca toplumların kalkınmasında önemli rol oynamıştır. Dünya nüfusunun artması ve toplumsal ihtiyaçların çeşitlenmesi doğal kaynaklara olan talebi hızla artırmıştır.

Bazı ülkeler petrol, doğal gaz ve kömür gibi enerji kaynaklan bakımından, bazıları ise orman, su kaynakları vb. alanlarda daha zengindir. Bu farklılıklar ülkelerin küresel ve bölgesel etkileşimini artırmaktadır.

Ülkeler, doğal kaynaklarını farklı şekillerde kullanmışlardır. Örneğin, Kanada, İsveç, Norveç gibi bazı ülkeler doğal kaynaklarını kullanarak ekonomik yönden gelişmişlerdir. Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ise çeşitli nedenlerle doğal kaynaklarından yeterince yararlanamamışlardır.

Afrika, Orta Doğu ve Güney Amerika’da bulunan ülkelerin doğal kaynakları bazı ülkeler tarafından sömürülmektedir. Örneğin, nemli tropikal ve subtropikal bölgelerde bulunan zengin tarım potansiyeline sahip Kolombiya, Brezilya, Arjantin gibi ülkelerde plantasyon tarımı, yerliler tarafından yapılamamaktadır, çünkü bu plantasyonlar ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya’ya ait çok uluslu şirketlere aittir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de uluslararası ilişkilerde doğal kaynaklara sahip olma ve bu kaynakları kontrol etme giderek önem kazanmaktadır. Gelişmiş ülkelerin birçoğu sömürgeleri olan ülkelerin doğal kaynaklarından yararlanarak bugünkü sanayileşme düzeyine ulaşmışlardır. Orta Asya’da Kazakistan- Türkmenistan-Özbekistan’ın, Kuzeydoğu Afrika’da Çad-Libya-Mısır-Sudan, Kuzeybatı Afrika’da Cezayir- Fas-Nijerya-Mali-Moritanya-Batı Sahra’nın ve Orta Amerika’daki ülke sınırlarının bugünkü şekliyle oluşturulmasının nedeni zengin doğal kaynaklara sahip olmalarıdır. Stratejik doğal kaynaklara sahip olan bu ülkeler, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ulusal bağımsızlıklarını ilan ettikleri hâlde ekonomik alanda bağımsızlıklarını elde edememişlerdir.

Ülkelerin doğal kaynakları nasıl kullandığını, bu durumun bölgesel ve küresel ilişkilere bazı ülkeleri inceleyerek görelim.

Rusya Federasyonu

Rusya Federasyonu 1991’de SSCB’nin dağılması sonucu kurulmuş bir ülkedir. Rusya, doğal kaynaklar bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir, ülke; petrol, doğal gaz, turba ve kömür gibi enerji kaynakları ve boksit, bor, altın, elmas, platin, fosfat, krom gibi madenler bakımından da çok zengindir. Ayrıca 763 milyon hektarı aşan orman alanı ile orman arazisi genişliği bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Baykal Gölü 24 bin km3 tatlı su kapasitesi ile dünyanın önemli tatlı su kaynakları içinde yer almaktadır. Nükleer ve hidroelektrik enerji üretiminde dünyada beşinci sıradadır.

Tundra-tayga kuşağı olarak adlandırılan Rusya Federasyonu’nun % 70’ten fazlasını oluşturan kuzey bölgeleri petrol, doğal gaz, kömür, altın, kereste, tatlı su kaynakları ve hidroelektrik enerji potansiyeli bakımından zengindir.

Rusya ekonomisinin temelini petrol ve doğal gaz oluşturmaktadır. Rusya Federasyonu doğal gaz rezervlerinin büyüklüğü açısından dünyada ilk sırada yer almaktadır. Rezervlerin tahmini olarak toplamı 48 trilyon m3 yıllık doğal gaz üretimi ortalama 600 milyar metreküptür. Bu üretimin yaklaşık 1/3’ünü Almanya, İtalya, Fransa, Finlandiya ve Türkiye’ye ihraç etmektedir.

Rusya’nın ihraç ettiği doğal gaz bölgesel ve uluslararası sorunlara yol açmaktadır. Özellikle bazı ülkelerle Rusya arasında doğal gaz bedellerinin ödenmesi konusunda anlaşmazlıklar çıkmaktadır. Örneğin, Ukrayna ve Beyaz Rusya’nın Rusya’ya olan borçları nedeni ile doğal gazın Avrupa’ya taşınmasında sorunlar yaşanmaktadır.

Rusya, dünyadaki petrol üretiminin yaklaşık % 10’unu gerçekleştirmektedir. 140 milyar ton olan dünya rezervleri içinde Rusya’nın payı 6 milyar 609 milyon ton seviyesindedir. Petrolrezervlerin % 80 Sibirya’da, % 20’si Ural, Volga gibi bölgelerde bulunmaktadır. 2004 yılında Rusya Federasyonu’nda 460 milyon ton ham petrol üretilmiş ve bunun 277 milyon tonu ihraç edilmiştir. Rusya petrol ihracatını çoğunlukla Baltık Denizi ve Karadeniz’de yer alan terminaller aracılığı ile yapmaktadır. Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan’dan sonra dünyanın en büyük ikinci petrol ihracatçısıdır. İhracatının büyük bir kısmını petrol ve doğal gaz oluşturduğu için dünya piyasalarındaki değişmeler ve dalgalanmalar Rusya ekonomisini önemli ölçüde etkilemektedir. Uluslararası piyasalarda petrolün ve doğal gazın fiyatı yükseldikçe ekonomideki büyüme hızlanmakta, fiyatlar düştükçe ekonomi küçülmektedir.

Rusya dünyada kömür rezervleri bakımından üçüncü sırada yer alır. Yıllık üretimi yaklaşık 270 milyon tondur. Rusya’daki ilk demir yolları da kömür üretim ve dağıtımına bağlı olarak gelişme göstermiştir.

Güney Afrika Cumhuriyeti

Afrika kıtasının güneyinde yer alan, Atlas ve Hint okyanuslarına kıyısı olan Güney Afrika Cumhuriyeti (GAC), Cap, Natal, Transval ve Oranj eyaletlerinin birleşmesiyle oluşmuş federal bir cumhuriyettir, ülkenin doğu ve güneydoğu kıyılarında Mozambik Sıcak Su Akıntısının etkisiyle ılıman bir iklim hâkimdir ve ülkede ormanlık alanlar oldukça azdır.

Farklı etnik gruplardan oluşmuş olan bu ülke Afrika’nın kalabalık ülkelerinden biridir. Hollandalılar, Almanlar ve Fransızlar doğal kaynaklara sahip olmak için 1488 yılından itibaren Güney Afrika topraklarına yerleşmişlerdir. 1800’lerin sonunda İngilizler, elmas ve altın madenlerinin bulunması üzerine GAC’ye gelmeye başlamıştır. Yerli halklarla İngilizler arasında yaşanan savaşlardan sonra 1910 yılında İngiltere’ye bağlı ve egemenliğin Avrupalı beyazların elinde olduğu Güney Afrika Birliği ortaya çıkmıştır.

GAC günümüzde Afrika kıtasının en gelişmiş ekonomisine sahiptir. Ayrıca yabancıların en fazla yatırım yaptığı ülkedir, ülkede ekonomik faaliyetler büyük ölçüde değerli metal ve madenlere, tarım ürünlerine dayanmaktadır. Altın dışındaki ihraç ürünlerinin % 30’u ham ve işlenmiş tarım ürünlerinden oluşmaktadır. GAC, Afrika’nın tek kâğıt ve selüloz üreticisidir.

GAC değerli madenler bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir, ülke dünyanın en büyük altın üreticilerinden biridir. Burada meydana gelebilecek bir üretim aksaklığı uluslararası piyasaları etkilemektedir (bk. Haber köşesi). 2006 yılında 52 milyar dolar ihracatı içerisinde, platin 8 milyar, altın 5 milyar, elmas 2,5 milyar dolarlık paya sahiptir. Son yıllarda üretim ve ihracatta altın ve elmasın yerini platin grubu almaktadır.

Ülkede kömür önemli bir enerji kaynağını oluşturmaktadır. 2009 yılında ülkede 272,5 milyon ton kömür üretilmiş, bunun 67 milyon tonu ihraç edilmiştir.

Güney Afrika Cumhuriyeti sahip olduğu değerli madenlerin ve doğal kaynakların sağladığı ekonomik gelişmeyle Afrika kıtasında kurulan bölgesel birliklerde etkin ülke konumuna gelmiştir.

Kurucunun Mesajı

Merhaba!

Blog sayfamda birbirinden ilginç konularda hazırladığım içeriklere göz atmadan çıkış yapmazsan sevinirim. Ayrıca beğendiğin içerikleri sosyal medya hesaplarından da paylaşarak destek olabilirsin.

Akademi Facebook sayfasını da beğenmeyi unutma!

Yücel KESEN

Facebook’ta Bizi Takip Edin

Sponsorlu Bağlantı

Öne Çıkanlar

Sponsorlu Bağlantı